Mart 2010


Türk Silahlı Kuvvetlerine Ait Askeri Mühimmat Yüklü Kamyona Yönelik İhbarla İlgili Balıkesir’de Bir Kişi Tespit Edildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerine ait askeri mühimmat yüklü kamyona yönelik ihbarın gönderilmesine ilişkin soruşturma kapsamında, Balıkesir’de bir kişinin tespit edildiği bildirildi.

Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığında (TİB), ”Mehmet Ali” rumuzlu ihbarın gönderildiği IP numarasını inceleyen uzmanlar, elektronik posta oluşturulmasıyla ilgili yurt içi ve yurt dışında çeşitli adresler belirledi.

Yapılan görüşmeler ve teknik analizlerin ardından Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde A.B.A. (27) adlı bir kişi tespit edildi.

Bu kişinin adresinde arama yapılacağı öğrenildi.

BOMBA YÜKLÜ TSK KAMYONUNU İHBAR ETMİŞTİ

Ankara’da 958 adet el bombası yüklü kamyonun yakalanmasını sağlayan meçhul ihbarcının, polise ilginç iddialar içeren yeni bir e-posta gönderdiği ortaya çıktı. Ankara Emniyet Müdürlüğü Muhabere ve Elektronik Şube Müdürlüğü’ne gönderilen yeni e-postada ihbarcı, bu kez İstanbul’a cephanelik ve silah yüklü dört kamyonun giriş yaptığını öne sürdü. Maile göre, Ankara’da el bombası yüklü kamyonun belirlenmesinden sadece bir gün sonra bomba yüklü kamyonlar İstanbul’a giriş yaptı. İhbarcı, önceki gün cephanelik yüklü kamyonların İstanbul’a giriş yaptığını yazdı. Yeni ihbar üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü alarma geçti. İstanbul Emniyet Müdürlüğü de ihbar konusunda uyarıldı. İkinci e-postayı gönderen kişiyi ve gönderildiği adresi belirlemek amacıyla yeni bir soruşturma yapıldı. e-postanın İstanbul Beykoz’dan gönderildiği saptandı. İhbarcının ilk e-postada izini kaybettirmek amacıyla adres karıştırıcı program kullandığı belirlendi. İncelemede polis, e-postanın adres karıştırıcı program ile ABD’den gönderilmiş gibi işlem yapıldığını belirledi.

Sivil kamyonda ele geçirilen el bombalarının seri numaralarının silik olup olmadığı son günlerin en önemli tartışma konusuydu. Genelkurmay Başkanlığı’nın, kuvvetlerin elinde bulunan silah ve cephaneliğe yeni bir seri numarası vermek için Ankara’da topladığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, Muğla’dan gönderilen el bombaları da seri numarası verilmesi için Ankara’ya nakledildi. Ele geçirilen bombaların kasalarında seri ve kafile numarası bulunduğu ancak el bombalarının üzerinde seri numarasının yer almadığı öğrenildi. Genelkurmay’ın hangi cephaneliğin kimin elinde olduğunu saptamak amacıyla böyle bir çalışma yaptığı öne sürülüyor.

ÖKK belgesine göre bomba nakli polise bildirilmemiş

Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı’nca (ÖKK) Ankara’ya yapılan bomba naklinin polise bildirilmediği, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın çok gizli yazısı ile kesinleşti. Kurmay Başkanı Albay Bilgehan Saymaz imzalı yazıya göre sadece Ankara, Afyon, Denizli ve Muğla İl Jandarma komutanlıklarından eskort talep ediliyor. Yazıda polis hiçbir şekilde nakilden bilgilendirilmiyor. Bilgehan Saymaz imzalı gizli yazıda, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı’nca, 06 BJ 9915 plakalı sivil MAN kamyon ile Muğla Güllük’ten Ankara Gölbaşı’na mühimmat nakledileceği yer aldı. Gizli yazıda Albay Saymaz, 10 Mart 2010′da saat 06.00′da, Güllük, Muğla, Denizli, Afyon, Ankara çevre yolu ve Gölbaşı güzergahında gerekli eskort faaliyetlerinin ve emniyet tedbirlerinin alınmasının ilgili komutanlıkların emirlerine bağlı olduğunu bildirdi.

Söz konusu yazının dağıtım yeri olarak ise Ankara, Afyon, Denizli ve Muğla il jandarma komutanlıkları gösterildi. Bu illerin jandarma komutanlıkları dışında herhangi bir dağıtım yapılmadı. Dün bazı basın yayın organlarında polisin bilgilendirildiği öne sürülmüştü. Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın çok gizli yazısı, polisin bilgilendirilmediğini ortaya koyuyor.

Bombalı kamyon hakkında takipsizlik kararı verildi

Mühimmat yüklü kamyonla ilgili soruşturmada ‘suç unsuru bulunmaması’ nedeniyle ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ karar verildi. Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’nin takipsizlik kararında, Ankara Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne 10 Mart Çarşamba günü, gönderilen ‘Çok önemli lütfen bakınız’ konulu elektronik posta içeriğine yer verildi. Kararda, ihbar postasının ardından kamyonun aynı gün saat 18.00′de Gölbaşı çevre yoluna döndüğü sırada durdurulduğu belirtilerek, olayın gelişimi ayrıntılı olarak aktarıldı. Buna göre, araç durdurulduktan sonra özel yetkili cumhuriyet savcısına bilgi veriliyor. Kamyondaki Astsubay S.H.K.’nin, araçta çok sayıda el bombası bulunduğunu belirtmesi üzerine, güvenlik amacıyla kamyon Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne getiriliyor. Astsubay K. de kendisiyle muhafız bir onbaşıya ilişkin Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın görevlendirme belgesini ibraz ediyor.

ALINTIDIR.

Çinli otomobil üreticisi Build Your Dreams (BYD), kapsamlı bir genişleme programı çerçevesinde ABD’de otomobil üretmek için fabrika kurmayı planlıyor.
Genişleme ve pazar stratejisi için 1.5 milyar dolarlık bir pay ayırdığını açıklayan BYD Başkanı Wang Chuanfu, şirketin yılın ikinci çeyreğinde ABD’ye dört kapılı elektrikli aracıyla girmeyi planladığını söyledi. Forbes’ın ‘Çin’in en zenginleri 2009′ listesinin ilk sırasında yer alan Wang, elektrikli aracını geçen Aralıkta Detroit Auto Show’da tanıtmış, ABD pazarına açılmayı planladıklarını ifade etmişti. Şirket, Çin’deki araç satışlarındaki artış sayesinde geçen yıl 3.79 milyar yuan kar etti. Şarj edilebilir pil de üreten BYD’nin 2010 cirosunun yüzde 60′ını otomobil pazarından elde etmeyi planladığı kaydedildi. BYD, Mart’ta Alman otomotiv üreticisi Daimler ile elektrikli araç üretmek için ön anlaşma imzaladı.

Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi tarafından, ”5939 Sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Ve 7/1/2010 tarihli ve 27455 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre tespit edilen 16 ciltten oluşan hak sahipleri listesi, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

NE KADAR ALACAĞINIZI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYIN

KEY ödemeleri 8 Aralık 2009 tarihli 5939 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik gereğince Ziraat Bankası kanalıyla 22 Mart-2 Nisan 2010 tarihleri arasında yapılacak.

Ödemelerde T.C. kimlik numarasının ibrazı zorunlu olacak.

Hak sahiplerinin alacakları KEY tutarları Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş’nin internet sitesinde sorgulanabilecek.

KEY ödemeleri Türk vatandaşlarına T.C. Kimlik Numarasıyla yabancı uyruklu hak sahiplerine ise Yabancı Kimlik Numarası veya Vergi Kimlik Numarası ile yapılacak.

T.C. Kimlik No ve yabancı kimlik numarası veya vergi kimlik numarası ile yapılan sorgulama sonucunda listede isimleri yer almayan, kimlik no ve yabancı kimlik numarası ya da vergi kimlik numarasının bulunmaması ya da KEY hak sahibi olduğunu ve ödeme miktarının doğru olmadığını ileri süren kişilerin, öncelikle adlarına ödeme yapan kurumlara, bu kurumlardan sonuç alınamaması durumunda ise Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmeleri gerekecek.

T.C. Kimlik Numarası ve Yabancı Kimlik Numarası veya Vergi Kimlik Numarası ile yapılan sorgulama sonucunda görülen ödeme miktarına itirazı olmayan hak sahipleri ödemelerini, ödeme tarihleri tablosu doğrultusunda T.C. Ziraat Bankası Şubeleri’nden T.C. Kimlik No veya Yabancı Kimlik Numarası ile birlikte Nüfus Cüzdanı, Ehliyet veya Pasaport (yabancı uyruklular için sadece Pasaport) ibraz etmek suretiyle alacaklar.

KEY Hak Sahipleri Ödeme Tarihleri şöyle:

TCKN/Yabancı Kimlik No Son İki Rakam Tarih

———————————— ———

00 – 02 – 04 – 06 – 08 22.03.2010

10 – 12 – 14 – 16 – 18 23.03.2010

20 – 22 – 24 – 26 – 28 24.03.2010

30 – 32 – 34 – 36 – 38 25.03.2010

40 – 42 – 44 – 46 – 48 26.03.2010

50 – 52 – 54 – 56 – 58 29.03.2010

60 – 62 – 64 – 66 – 68 30.03.2010

70 – 72 – 74 – 76 – 78 31.03.2010

80 – 82 – 84 – 86 – 88 01.04.2010

90 – 92 – 94 – 96 – 98 02.04.2010

PARALAR ATM’DEN ALINABİLECEK

KEY hak sahiplerinden Ziraat Bankası’nda hesabı ve bu hesabına ilişkin Bankkartı bulunanlar, ilk günden itibaren tabloda belirtilen günleri beklemeden Ziraat Bankası ATM’lerinden paralarını alabilecekler.

Hak sahibinin ölmüş olması halinde, veraset ilamına istinaden yapılacak ödemelerde yasal mirasçıların tümünün aslen ya da vekaleten birlikte müracaat etmeleri veya miras ortaklığına temsilci atanması gerekecek.

İlan tarihinden itibaren 5 yıl içinde talep edilmeyen alacaklar Hazineye irad kaydedilecek.

Diyarbakır Nevruz kutlamaları şehrin dışındaki ‘Newroz’ Parkında yapılırken, mahşeri bir kalabalık vardı. BDP ve Emniyet farklı rakamlar verse de son tahlilde bunların bir anlamı yok. Bölgeyi uzun zamandır takip eden biri olarak şunu ifade etmem gerekiyor ki Nevruz için toplanan kalabalık her geçen yıl daha da artıyor. Dışardan gelen insan sayısı daha da çoğalıyor.

1990 öncesinde resmi kutlaması yasak olan ancak korsan gösterilerle kutlanabilen Nevruz bugün yüz binlerce insan tarafından özgürce kutlanıyor. Diyarbakır’daki kutlamalara komşu illerden insanlar geldiği gibi yurt dışından da azımsanmayacak bir kitle gelmişti. Nevruz alanı panayır ve piknik yapılan bir yere dönüşmüştü. Başı örtülülerde vardı başı açıklarda; yaşlılarda vardı gençlerde vardı. Tüm Diyarbakır sanki orada toplanmıştı.

Burada aslında iki Nevruz kutlaması vardı. Birincisi halkın ve geniş kalabalığın Nevruz’a yüklediği anlam ile ‘kürsünün’ yüklediği anlam. Henüz bu ayrım net olarak görülüp ifade edilmese de BDP ile halk arasında artan bir algı farkı dikkat çekiyor. Bir sonraki yazıda bu husus üzerinde ayrıntılı olarak duracağız.

Nevruz’un bayram olarak görülmesi ve olaysız kutlanması önümüzdeki dönemde Diyarbakır’a dışardan gelen insan sayısını daha da artıracaktır. Dün görüştüğümüz pek çok esnaf bu durumdan oldukça memnundu. Satışlarının Nevruz’da hayli arttığını ifade ettiler. Nevruz, önümüzdeki dönemde ciddi bir turizm etkinliğine dönüşebilir. Buradaki kutlamalara yakın gelecekte Cumhurbaşkanı, Başbakan veya Kültür Bakanı gibi isimler katılırsa şaşırmam doğrusu.

Tarihe ‘kanlı nevruz’ olarak geçen ve yüze yakın insanın hayatını kaybettiği 1992 Yılının olayları hatırlandığında bu Nevruz’un anlamı ve kıymeti çok daha iyi görülecektir. Tek kişinin burnunun kanamamış, tek kurşunun atılmamış ve herhangi bir korsan gösterinin yapılmamış olması ülkenin geldiği demokratik olgunluğa işaret etmektedir.

KÜRDÜN TÜRKE, TÜRKÜN KÜRDE KURŞUN SIKMASI HARAMDIR

Ahmet Türk, Selahattin Demirtaş, Osman Baydemir ve Aysel Tuğluk gibi siyasetçiler kalabalığa hitap ederken şehre asılan bilboardlarda ismi ilan edilmeyen ancak son gece ismi konuşmacılar arasına dahil edilen Leyla Zana’da halka hitap etti. Zana geçen yıla göre daha sert ve duygusal yönü ağır basan bir konuşma yaptı. Zana, çocukların cezaevinde olmasını eleştirirken Cumhurbaşkanı ve Başbakanı göreve çağırdı.

Ahmet Türk kendisinden beklenmeyen ölçüde sert bir konuşma yaparken yorgun olması dikkat çekti. Ahmet Türk, parti kapatma ve KCK operasyonları ile Kürtlerin tasfiye edilmek istendiğini söylerken ‘geçti Borun pazarı, sür eşeğini Niğde’ye’ dedi. Açılımı eleştirdi ve ne yapılacaksa biran önce yapılsın dedi. Türk, cezaevinde olan insanların serbest bırakılması ve seçim barajının kaldırılmasını istedi.

Osman Baydemir ‘Kürdün Türke, Türkün Kürde kurşun sıkması haramdır’ derken operasyonların durdurulmasını ve savaşın sona ermesini istedi. Leyla Zana, geçen yıl konuşması sırasında Başbakan Erdoğan’ı yuhalatmazken bu yıl Aysel Tuğluk’un konuşması esnasında Başbakan Erdoğan’ın yuhalanmasına sessiz kaldı.

Kürsüden kim konuşursa konuşsun meydan ‘Abdullah Öcalan sloganı’ attı. Buna kürsüden konuşanlarda eklendi ve hemen hemen her konuşmacı ‘Öcalansız çözüm olamayacağını ve Öcalan’ın iradeleri’ olduğunu ifade etti. Nevruz Alanındaki en büyük hareketlenme ise Abdullah Öcalan’ın eski bir video kaydının sinevizyon olarak gösterilmesi sırasında yaşandı.

Tüm konuşmacılar ve okunan tüm mesajlar iktidarı eleştirirken KCK operasyonları sert bir dille kınandı, Eleştirilerden en çok payı Başbakan Erdoğan aldı. Meydanda az sayıdaki Kürtçe pankart dikkat çekerken iki tane de Türkçe pankart vardı. Bu pankartlarda ‘Öcalansız Dünyayı Başınıza yıkarız’ ve ‘Apo’nun özgürlüğü barışını teminatıdır’ yazıyordu.

Diyarbakır’da yeni bir tarih yazılıyor ve iki sosyolojik eğilim eş zamanlı yaşanıyor. Bir yandan bölgenin Türkiye’ye iktisadi ve toplumsal entegrasyonu hızlanırken diğer yandan ise herkesin bildiği bir sır olarak ‘uluslaşma’ süreci ve ‘siyasallaşma’ artarak devam ediyor. Diyarbakır bir yandan, İstanbul’a daha fazla bağlanırken, diğer yandan Ankara’dan duygusal olarak kopuyor.

Kanada, Toyota'nın başını ağrıtacak

Başbakan Stephen Harper’ın Parlamento Sekreteri Pierre Poilievre, yaptığı açıklamada,Toyota şirket yetkililerinin, 3 Martta çalışmalarına başlayacak olan parlamentoda kurulacak komisyonda milletvekillerinin sorularını cevaplandıracaklarını söyledi.

Poilievre, ”Komisyonun çalışmalarında, sorunun kaynağını bulmaya dönük tüm sorulara cevap aranacak. Dileyen her milletvekili şirket yetkililerine soru yöneltebilecek” dedi. Poilievre, Amerikan hükümetinin de benzer bir araştırmayı başlattığını sözlerine ekledi.

Toyota Kanada Ofisinden yapılan açıklamada da geri çağrılan araçlarla ilgili meclis araştırma komisyonu kurulmasının anlayışla karşılandığı belirtilerek, Kanada halkını aydınlatacak bilgileri en yetkili makama sunmanın en doğru yololduğu kaydedildi.

Dünya genelinde 4.2 milyon aracı geri çağıran Toyota, Kanada’da da aynı sorun nedeniyle 270 bin aracın gaz pedalı sistemini onaracak.

Sonraki Sayfa »