SAĞLIK HABERLERİ


İlaçların yol açtığı 10 şaşırtan yan etki

Hastalığa deva diye başvurduğumuz ilaçlar, doktor tavsiyesiyle kullanılsalar bile yan etkilere yol açabiliyorlar. Bazı ilaçların öyle yan etkileri var ki şaşırmamak elde değil. Aralarında kumar bağımlısı yapan da var.

Aralarında kumar bağımlısı yapan, uyurken telefonla konuşturan da var, idrarı kırmızı, yeşil ya da mora boyayan da.

İlaçların türüne bakmaksızın, en yaygın yan etkiler arasında bulantı ve kusma, alerjik reaksiyon, rehavet çökmesi, uykusuzluk, kalp çarpıntısı ve bağımlılık bulunuyor. Bu yüzden ilaç kullanmanız gerekiyorsa prospektüsünü dikkatlice okuyup yan etkileri hakkında bilgi sahibi olmaya dikkat etmelisiniz. İşte ilaçların yol açtığı 10 yan etki:

1. Doğum kusurları: 1950′lerde reçete edilmeye başlanan Thalidomide isimli uyumaya yardımcı olan ve bulantıyı önleyen ilacı yaklaşık 50 ülkede binlerce hamile kadın kullandı. Ancak ilacın hamile kadınlar için güvenli olmadığı iddia ediliyor. 1956-1962 yılları arasında, bu ilacı kullanan yaklaşık 10 bin kadın fekomeli (kol, ön kol, baldır ya da bacağın olmadığı, el ve ayağın doğrudan doğruya bedene ekli bulunduğu doğuştan bir deformasyon) kusuruna sahip çocuk doğurdu. Aşırı aknenin tedavisinde kullanılan Accutane isimli ilacın da fekomeliye yol açabildiği belirtiliyor. Bu nedenle kadınların bu ilacı kullanmaya başlamadan önce hamile olup olmadıklarını bilmeleri çok önemli.

2. İntihar düşüncesi: Lariam isimli ilaç, bazı askerlerin intiharından sorumlu tutuluyor. 2005′te, ABD ordusu, denizaşırı birliklerine Lariam vermeyi durdurdu. Antidepresan olan Paxil isimli ilacı kullanan hastalar, intihar düşüncesi içinde olduklarını bildirdiler. 2003 yılında FDA, bu ilacın 18 yaşından küçüklere ve çocuklara reçete edilmemesini tavsiye etti.

3. Zorlayıcı davranış: Tüm ilaçların yan etkisi fiziksel değildir, bazıları davranışlarını değiştirebilir. Mirapex kullanan birçok hastada, davranış problemleri fark edilmeye başlandı. Ara sıra içki kullananlar alkolik olmaya başlarken, hayatında kumar oynamayanlar, en az haftada bir kez kendilerini kumarhanelerde bulmaya ya da kumar oynanan oyun sitelerinin başında saatlerce zaman geçirmeye başladı. Bunun canlı örneği olarak, 2008 yılında Mirapex kullanan bir adam, ilacın kendisini kumar bağımlısı yaptığını iddia ederek, Pfizer ve Boehringer Ingelheim firmalarına karşı açtığı davayı kazandı ve 8,2 milyon dolar tazminat aldı.

4. Bağırsak kontrol problemleri: Diyete yardımcı reçeteli birçok ilaç var. Bunlardan birinin kısmen nahoş yan etkisi var. Xenical zayıflama hapı, vücutta yağ emilimini önlemek ve kullanıcıların kalori alımını azaltmak için üretildi. İlacın klinik deneyini yapan araştırmacılar, hazmedilen yağın yüzde 30′unun vücuttan çıkarıldığını iddia ediyor. Bu ilacı kullanan hastalar, mutlaka yemek başına 15 gram yağ tüketmek zorundaydı. Önerilen yağdan fazlasını tükettikleri yemeklerden sonra, hastaların bağırsak hareketinin arttığı, kendilerini kontrol edemedikleri görüldü. Ayrıca, gaz ile akıntı veya yağlı akıntı, ishal, sık tuvalete gitme gibi yan etkiler de görülüyor.

5. Tuhaf uyku davranışları: Bazı ilaçlar, hastaların rahatsız edici rüyalar görmesine, uyurgezerliğe ve uykuda şiddet eğilimli davranışlar göstermelerine sebep olabiliyor. Örneğin, sigarayı bıraktırmaya yardımcı Chantix isimli ilacın, kâbuslara ve gece terörüne yol açtığı iddia ediliyor. Ayrıca, uykusuzluk için verilen Lunesta ve Ambien isimli ilaçların da aynı yan etkiye sebep olduğu biliniyor. İlacın yan etkisi sadece uyurgezerlik değil. Uykuda yemek yeme, telefon görüşmesi yapma ve araba kullanma gibi yan etkileri de var.

6. Halüsinasyonlar: Mirapex halüsinasyonlara yol açıyor. İlacı kullanan parkinson hastaları, duvarlarda sürünen yılanlar gördüklerini belirttiler. 2000 yılından beri, FDA halüsinasyonlar görülmesine sebep olan Lariam isimli ilaç alınmadan önce hastanın depresyon ya da psikoz geçmişinin araştırılması gerektiğini söyledi.

7. Renkli idrar: Bazı reçeteli ilaçlar, idrarınızın rengini çok farklı renklere dönüştürebiliyor. İdrar yolu enfeksiyonu ağrısını tedavi etmek için kullanılan Phenazopyridine gibi ilaçlar, idrarın rengini kırmızıya dönüştürebiliyor. Flagyl, Furazolidone ve birkaç antibiyotik ile hamilelerde yüksek tansiyonu tedavi etmede kullanılan Aldomet isimli ilaç da idrarı koyulaştırabilir. Müshil olarak uzun süre kullanılan Phenolphthalein ilacı, idrarın rengini mora dönüştürüyor. Yatağını ıslatan çocuklarda kullanılan antidepresan olan Elavil ya da kas gevşetici Robaxin isimli ilaçlar, idrarı yeşile boyayabiliyor. İdrar söktürücü olan Dyrenium da idrarınızı maviye dönüştürüyor.

8. Görme problemleri ve diğer hisler: Bazı ilaçlar ağızda nahoş bir tat bırakırken, bazıları tat alma duyunuzu değiştirebiliyor. Yüksek tansiyon ve kongestif kalp yetmezliği tedavisinde kullanılan Vasotec, hemen hemen 5 duyunuzu etkiliyor. Koku ve tat alma duyunuzu yok ediyor, kulak çınlaması ile bulanık görmeye yol açıyor.

9. Ağrı ve acılar: Alerji ilacı olan Allegra, kas ve sırt ağrısına sebep oluyor. Lipitor ise kaslarda güçsüzlüğün yanında acıya ve tutukluğa yol açıyor.

10. Hafıza kaybı: Hafıza kaybı, ilaçlardan da kaynaklanabiliyor. Bazı Mirapex kullanıcılarında, birkaç kez kısa küreli hafıza kaybı görüldü. Bu yan etki ayrıca kolesterolü düşürmede kullanılan statinlerde de görülüyor

Meme ve akciğer kanserine karşı klinik deneyleri sürdürülen yeni bir ilacın, beyin tümörlerinde bile etkili olabileceği bildirildi.

ABD’deki Texas Üniversitesinde görevli bilim adamları, Imetelstat isimli maddenin sadece tümörlere değil, kanser kök hücrelerine de saldırdığına dikkat çekerek, bunun fareler üzerinde yapılan deneylerde ortaya çıkarıldığını belirtti.

Read the rest of this entry »

AIDS virüsünün bulaşmasının önlenmesine yardımcı olacak aşı geliştirildi.

Tayland’da 16 bin gönüllünün katılımıyla yapılan deney sonucu aşının, ölümcül AIDS virüsünün bulaşma riskini yüzde 31 oranında azalttığı açıklandı.

DÜNYANIN EN KAPSAMLI AŞI DENEMESİ
Yetkililer, dünyanın en kapsamlı aşı denemesi olan deneye katılan 18-30 yaş aralığında, HIV testi negatif olan Taylandlı heteroseksüel kadın ve erkeklerin 3 yıl boyunca takip edildiğini, sonuçta, aşı yapılan 8197 denekten 51′inin, aşı yapılmayan 8198 denekten 74′ünün AIDS virüsü kaptığını belirtti.

AŞININ SPONSORU AMERİKAN ORDUSU

Daha önce denenen iki aşının birleşiminden oluştuğu belirtilen aşı, Amerikan ordusunun sponsorluğunda, Amerikan Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü ve Tayland Kamu Sağlığı Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma sonucunda elde edildi.

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevgi Paydaş Kargı, çileğin kanseri önlediğini söyledi.
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) ve Kdz. Ereğli Osmanlı Çileğini Koruma ve Yaygınlaştırma Derneği işbirliğinde ERDEMİR Kültür Merkezi’nde “Çilek Yetiştiriciliği” konulu panel düzenlendi. Panele, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Nurgül Türemiş ve Prof. Dr. Sevgi Paydaş kargı ile Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mürüvvet Ilgın konuşmacı olarak katıldı. Çilek yetiştiriciliğine doğal ve organik yöntemler, çilek ıslah çalışmaları, gübreleme, hastalıklardan ve zararlılardan koruma yöntemleri, Osmanlı Çileğinin geliştirilmesi gibi çeşitli açılardan ışık tutulacak olan panelin ardından çilek tarlaları ziyaret edildi. Panelde konuşan Prof. Dr. Sevgi Paydaş Kargı, çileğin her yerde yetiştirilebileceğini söylerken, çileğin içinde bulunan ellajik asitin de kanseri önlediğini söyledi. Kargı, “Neden Çilek diye bir şey soralım kendimize. Çileğin anaptosyon yeteneği son derece yüksek. Ekvator’dan, Alaska’ya kadar çilek yetiştirebilirsiniz. Bu ne demektir? Çilek her yerde olur. Aynı çeşitte olmayabilir, çeşit değiştirmeniz gerekebilir. Bir yerde 2 kilo verir diğer yerde 200 gram verir. Verim farkı olabilir, kalite farkı olabilir ama yetişir. Biliyorsunuz son yollarda kanser olayı çok arttı. Çilekte bulunan ellejik asit kanser oluşumuna neden olan ortamı ortadan kaldırıyor. Bu çok önemli ve bu çilekte de önemli düzeyde var” dedi.

İHA